Ara Nağme

Bakın bunlar, gönül şarkılarımızdan biri değil
Zoraki yazıyorumdur ilâhi bir neticeyle
Hem belki ben de yeni bir şeyler söylemiş olurum
Böylece yeniler de beğenir, o eskiyi bilmeyenler

Artık kenara bir şeyler atmalıymışım
Anam öyle diyor, ben anamın oğluyum
Bu yüzden atıyorum kenara her ayın ilk günü kendimi
Ayın ortası geldi mi mesela hicaz seviyorum

Curcuna usulü suzinak bu duydum, İhsan Raif Hanım
Ya da vasıfsız bir işçinin ıslığıdır işsizken çaldığı
Taş konakta çınlayan taş gibi şikâyet
Hepimiz içten bir şarkı mırıldanalım kimselere

Hayatın en loş bahçesi akşam vakitleridir
Girildiği gibi iniveren devriye nöbetleri
Bir şiire başlamak gibi başlar akşamlar
Ve bir şiiri bitirmek gibi sıtmalı, tedirgin

Bir klarnet taksimidir çok şeyi bulduğum
Kader peşrevinin karşısında ceketimi iliklerim hep
Güvensizlik sirtosudur tutturduğum bu
Şükür longasıyla sakinleşiyorum, çok şükür

Rüyamda Nietzsche kürdîlihicazkâr söylüyordu
Ne demiştin niçin caydın sözünden
Uyanır uyanmaz pes dedim sabah tizliğimle
Selahattin Pınar'ın mendili Edip Cansever'de

Yağız Gönüler
(Sahte Vefa, 12, Temmuz 2013)

Hiç yorum yok: