Ezberle de esmâda kalma, müsemmayı bul!


Büyük velilerden Abdül Ahadin Nuri Hazretleri'nin İlahiyat'ında "Sofiya esmâda kalma, gel müsemma dersin al / bil müsemmadır, hemâm talimi esmâdan garaz" diye kıyamete dek hafızalarda kalacak bir beyit vardır. Asl’a, asıl olana, hakikate yüzümüzü çevirmezsek şifayı çok yanlış yerlerde arayacak, dolayısıyla da bulamayacağız. Bunun için Muzaffer Ozak Efendi Hazretleri, İrşad'ının ilk cildine esmâ-i ilâhi üzerine konuşmakla başlar. Bu konuşmaların her biri şüphesiz ders niteliğindedir. Okuyucuya düşen, ödevlerine bir an evvel başlamak, hiç aksatmamak, daima hatırda tutmaktır. Böylece esmâda kalınmayacak, müsemma bulunacaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) esmâları ezberleyenler için "Onlara cehennem yoktur, cennet vardır" buyurmuştur. Yani bizlere çok büyük bir müjde veriliyor ümmet-i Muhammed, kaçırma bu imkânı. Bir kez olsun kampanyalar, fırsatlar için değil, ahiret saadetin için yor o güzelim parmaklarını!

Cenab-ı Allah'ın o kusursuz güzellikteki isimlerinin sayısı hakkında Muzaffer Efendi, "Bâri Teâlâ'nın üç bin ismi vardır. Binini ancak melekler bilir. Binini ancak peygamberler bilir. Üç yüzü Tevrat'ta, üç yüzü Zebur'da, üç yüzü İncil'de ve doksan dokuzu Kur'an-ı Kerîm'dedir. Bir adedini kendi zatı gizlemiş, onu bildirmemiştir. O ismine İsmi Âzam tâbir olunur" der. Buradaki gizlemenin Allah Celle Hazretleri'nin merhametinden olduğunu söyleyen Muzaffer Efendi şöyle anlatır: "Evliyâsını gizlemiştir, bütün insanlar birbirine hürmet etsin diye; Kâdir gecesini gizlemiştir; bütün Ramazan ayının gecelerini ibadetle geçirsinler, fenalıklardan kaçınsınlar diye. Rıza-i ilâhisi hangi ibadettedir, gizlemiştir. Bütün emirlerini tutmaları için. İsmi Â'zamını Kur'an-ı Kerim'de gizledi. Bütün Kur'an-ı Kerim'i kullarım okusunlar diye."

Allah'ın doksan dokuz isminden bir reçete

Cenab-ı Allah özellikle iki ismi için "Bana, bu isimlerimle dua ediniz, ben de icabet edeyim" buyurmuştur. Bunlar "Hüvallahüllezi la ilâhe hu celle celâluhu" ve "Er Rahmânü Celle Celâluhu" isimleridir. Türkçeleri şöyledir: "Ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irâde buyuran, sevdiğini, sevmediğini ayırd etmiyerek tekmil mahlûkatını sayısız nimetlere müsteğrak kılan."

Muzaffer Efendi hem İrşâd'ını okuyanlara hem de sıkıntılarına şifa arayanlara Allah'ın doksan dokuz isminden bir reçete sunmuş. "Ezberlemeyi ihmal etme! Senin ezberlemene O'nun ihtiyacı yoktur. Seni ise ona ihtiyacın çoktur" buyurmuş. Buraya Esmâlardan bazılarını aynen kitapta yazdığı gibi alıyor ve dertli gönüllere derman olmasını diliyorum.

Yâ Selâmü: Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan, her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran, Cenetteki bahtiyar kullara selâm eden. Yâ Selâmü ism-i celili, 160 kerre bir hastanın üzerine okunursa, o hasta sıhhat bulur.

Yâ Aziyzü: Mağlûp edilmesi mümkün olmayan galip. Yâ Aziyzü ism-i celilini, her kim 40 gün sabah namazlarından sonra 40 kerre okursa, Allahu teâlâ o kimseyi başkalarına muhtaç etmez.

Yâ Hâliku: Her şeyin varlığına ve varlığı boyunca görünüp geçireceği haller, hadiseleri tâyin ve tesbit eden ve ona göre yaratan, yoktan var eden. Yâ Hâliku ism-i celilini geceleri okuyanlara, Allahu teâlâ bir melek halk eder ve o melek kıyamet gününe kadar ta'at eder ve sevabı o kimsenin üzerine olur.

Ya Vehhâbü: Çeşit çeşit ni'metleri daimâ bağışlayıp duran. Ya Vehhâbü ism-i celilini her kim dua ettikten sonra 7 kerre okursa, duası kabul buyurulur. Bir muradı olan, düşman elinde bağlı kalan ve rızkında darlık bulunan kimseler 3 veya 7 gece, gece yarısından sonra abdest alarak iki rekât namaz kıldıktan sonra 100 kerre bu ismi okurlarsa, Allahu teâlâ bütün hâcetlerini ihsan buyurur.

Yâ Âliymü: Her şeyi çok iyi bilen. Yâ Âliymü ism-i celiline devam edenlerin gönülleri aydınlanır ve bâtınlarında türlü nurlar zâhir olur.

Yâ Habiyrü: Her şeyin iç yüzünden, gizli taraflarından haberdâr. Yâ Habiyrü ism-i celilini, kötü huylarından şikâyetçi olanlar devamlı okurlarsa, kısa zamanda salâh bulurlar.

Yâ Hakemü: Hükmeden, hakkı yerine getiren. Yâ Hakemü ism-i celilini, geceleri mümkün olduğu kadar çok okuyanları, Allahu teâlâ birçok sırlarına mahrem eder.

Yâ Gafûrü: Mağfireti çok. Yâ Gafûrü ism-i celilini, hummaya ve baş ağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.

Yâ Mukıytü: Her yaradılmışın azığını veren. Yâ Mukıytü ism-i celilini, kötü huylu çocuğu olanlar bir tas suya okuyup o suyu çocuklarına içirseler, huyu güzelleşir.

Yâ Müciybü: Kendine yalvaranların isteklerini veren. Yâ Müciybü ism-i celiline devam edenlerin duaları müstecap olur.

Yâ Şehiydü: Her zaman ve her yerde hâzır ve nâzır. Yâ Şehiydü ism-i celilini, kendisine itaat etmeyen oğlu üzerine okuyanların evlâdı söz dinler hâle gelir.

Yâ Muhsi: Nâmütenahi de olsa bir bir her şeyin sayısını bilen. Yâ Muhsi ism-i celilini kıyamet hesabından korkanlar 1000 kerre okurlarsa hesap vermeleri kolaylaşır.

Yâ Vâcidü: İstediğini istediği vakit bulan. Yâ Vâcidü ism-i celiline devam edenler, kalp zenginliğine mazhar olurlar.

Yâ Bediy'u: Örneksiz, misâlsiz, acîp ve hayrat verici âlemler icâd eden. Yâ Bediy'u ism-i celilini Yâ Bediy us-semavati vel-ard şeklinde 70 kerre okuyanların bütün zor işleri kolaylaşır.

Yâ Sâbûru: Çok sabırlı. Yâ Sâbûru ism-i celilini bir derde veya karışık bir işe düşen 3000 kerre olursa kurtulur.

Hutbelerinin kitaplaşmasıyla birlikte Muzaffer Efendi hepimize, tüm Müslümanlara vaaz vermeye devam ediyor. Payımıza düşenleri alabiliyorsak ne mutlu. Biz eğer eşref-i mahlukat isek zelil olmayı değil celil olmayı tercih etmeliyiz. Tercih ettiklerimiz mucibince insan oluruz. İnsanlığımız, sözümüzden belli olur zira söz tohumdur. O sözü en iyi biçimde kullanıp ağaç etmeli, meyvelerini yemeliyiz. Allah'ın isimlerine sarılalım, o en güzel dosttur ya Hû!

Yağız Gönüler
(Dunyabizim.com, 12.04.2016)

1 yorum:

La Tahzen dedi ki...

Teşekkürler
http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/