Sağır Yollar Sayılmaz Adımlar

* Mikail Türker Bal’a 

Kendi sesini duymayan sonra sağır eden kendini
Hangi yollara çıkmayacağı çoktan belli
Ve hızlandıkça sızlayan düztaban kalbim
Sende de aynısından var
Oraya buraya koşuşturan ellerinden bildim
Böyle başlamak istedim

İnsan iki nokta üst üste unutkandır
Üstüne basa basa unutur önünde söndüğü dağları
Çocuktur, diz kırmaları vardır, âmin demeleri
Uzaktan baktıkça büyüyen şu çiçek
Sanki gün doğarken ömrü bitirecek gibi gelir
Sanki göğüs kafesimde sönmüş bu lavantalar
Toplanıp da bana bakıp bakıp gülecek

Of dediysem canımdan gizli demedim
Gönlümün ipini hep başka gönülde çektim

Ağrılarım var acısız, yükte ağır pahada biçilmez
Görsen ne miyop beklentilerimi saklarım ayaklarımda
Duymaz yollar hiç kırpmalarını gözlerimin
Hızla çözdüğüm şu bağcıkları yüreğimin
Ne zaman engel olmaz kavuşmalarıma
Diyeyim de sen anla

Evim arabam yok ama ekmeğimi kalemimi
Böler de paylaşırım kırar da atarım dost sözüne
Sözünü sözümden eksiltme
Böyle böyle gömülürüm içime
Huyumdur hep şu içime gömülmüşlüğüm
Huyumdur gömülüp de üstümü örtmeyişim
Huyumdur kendimi dostta dinlediğim

Seni tanıyınca yeni yolları sobeledim
Üsküdar inanmanın yarısıdır dedim

Yağız Gönüler
(Birnokta, 176, Eylül 2016)

Hiç yorum yok: