Cennete Giden Yol

İki şeyi isterdim unutmak: kendimi ve dünyayı
Böylece seni saran dağların sayısı boyuna artardı
Böylece tüm sınır boylarına mayınlar döşerdim yeniden
Sonrası biz bize kalırdık, millet olarak, los lunes al sol

Uzunca terliyorum bir temmuz gecesi, mendilimde vatan sesleri
Seni düşünmeyen hiçbir şiire yakıştırmıyorum mendili
Gözlüğüm oksitlenir, düz tabanlarım ağrır, midem yanar
Burnumun ucundaki namluya kırmızı beyaz göz kırparım

Bu vatanı lades kemiği yaptırmayız, otopark kurdurmayız
Karımıza son bir kez bakıp ölürüz de zerre yanmayız
Oğullar da ölür bizimle, kızlar uğurlar pelüş kurtlarıyla
Hiç düşmeden atlattığımız günlerin içi şehit dolu

Herkes derdini sırtlıyor kimi ülkesini kimi vizesini
Dede nine sokakta ruhuyla ötekiler atm kuyruğunda sinsi
Kuşlar dişlerini kemiriyor, millet meşgul, kuşlar ebabil
Deli değil veli, insan bir kere ölür diye bağırıp uçtu tanka

Burası Türkiye, göz ve gönül, cennete giden yol
Melekler omuz omuza bağırıyor: Amerika defol
Biz bu vatanı sigortasız sevdik, beşik kertmesiydik
Bir ayetle sonsuza: Ve yansurakallâhu nasran azîzâ

Yağız Gönüler
(Aşkar, 39, Temmuz-Ağustos-Eylül)

Hiç yorum yok: