Kelimeler konfeksiyonunda bir gezi

Kendine ait bir şair, yazar, öğretmen: Hüseyin Akın
Atlet: Kılıçdaroğlu’nun gündemi birden bire değiştiren iç giysisi. Bu idealizme atletizm, bağlılarına ise atletist denir.

Racon: Son günlerin çokça kullanılan kesici kelime. İlhan Kesici’den Cumhurbaşkanımıza kadar herkes bu kelimeyi kullanageldi. Her ağızda başka bir anlama bürünen sözcüktür. Ayakkabı gibi ökçesine basarak kullanıldığı da olur.

Ekşi Sözlük: Tadı kaçan sözcük. Zaten eksi sözlük diye yazılması bundandır. Aldığı eksilerin sayısı gittikçe artmaktadır.

Memur Zammı: Sadakanın birkaç derece düşüğü. Halk arasında kimi yerlerde ‘sen de memur zammı gibi hiçbir yaraya merhem olamıyorsun’ şeklinde kullanılır. Kullanılmıyorsa bile kullanılacaktır.

Evrim: Devrimin evirilmiş şekli. Yana yıkılmış bir sözcüktür, kaldırılacak bir kolu olmadığı için şakaklarından kavrayıp yerine oturtmak lazımdır.

Devrim: Evrimin devrilmiş şeklidir. Her gelen üzerine basıp geçer. Ayakların altında sakız, ağızlarda paspas olmuştur. Evet, cümlede hiçbir anormallik yoktur.

Müfredat: “Şu pencereyi biraz açar mısınız, içerisi çok havasız oldu da” cümlesinin gerekçelendirilerek hayata geçmiş biçimi.

Bylook: Dişisi olmayan (Bayan Lok gibi) memleketin altını oyan ihanet odaklarının iletişim biçimi.

Ösym: Büyük bir kuruluş sanıp adının bütün harflerini büyük yazarken, yaptığı üst üste hatalardan sonra adını küçük yazdığımız merkez. Nasıl olsa tanıyor herkes.

Yağız Gönüler: Hiçbir yerde şubesi olmayan, kitap gibi kendi içine açık olan adam.

AGD: Yangından ilk kurtarılacak. Zor günler için defter aralarında saklanacak.

Orhan Gazi Gökçe: TV-5’in en çok izlenecek programcısı. Sesi taa Kabataş Lisesi’nden duyulan yazar.

Fikrî: Elimizde kalan son birkaç iyi şeyden biri. Utangaç bir çocuk gibi kendini duvar arkasına saklayıp, eşikte oturuyor.

Kurban: İbrahimsiz ve İsmailsiz geçen günlerin hatırlattığı.

Roman: Havalarıyla bizi coşturan kalender kardeşlerimiz. Bizde Roman vardır, lakin roman yoktur; yazılan şey de o değildir.

Çakal: Dağdan şehre inmiş aç insan türü. Gerçek adı İlich Ramirez Sanchez olan ömrü hapiste geçen yüzyılın büyük eylem adamı Çakal Carlos’la karıştırmamak gerekir.

Edebiyat uğraşı: Tek ayaküstünde ayakta kalma biçimi. Bu oyun bir noktadan sonra eziyete dönüştüğü gibi bu eziyet bir aşamadan sonra oyuna dönüşebilir. Ne de olsa bir insanın iki ayağının yere basması düzyazıdır.

Dinsiz: Yok öyle bir şey, herkesin bir dini var. Kimisinin kafasına, kiminin kalbine, kiminin de midesine uygun mutlaka bir dini vardır.

Dedikodu: Gıybetin modern ve de folklorik biçimde aramızda dolaşmış hali. Modern zamanlarda ilkel usullerle zaman geçirme şekli. Masrafsız eğlenme biçimi.

Kasap: Et derdinde olan kişi. Fethi Gemuhluoğlu’nun “şu dört meslek sahibinden biri olmayın” diye sıraladığı mesleklerden birini icra eden kişi.

Koyun: Can derdinde olan hayvan. Son arzusu bir tutam ottur. Artık adını siz koyun.

Köşe yazarı: Dert pazarı. Ne kadar çok okunursa o denli köşe sayısı artar ve sevinçten dört köşe olur.

Dergibi.com: Türkiye’nin ilk edebiyat sitesi. Dedemin değil, Melih Bayram Dede’nin gayretleriyle kurulan. En takdir edilesi yanı, matbu yayınlara direnerek yoluna devam ediyor. Bir tık mesafede sizlere yakın.

Cihad: Safa Önal’ın dediği gibi yetmiş değirmenden devşirilip bir sürü ipe un diye serilen anahtar kelime. En son 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında görüldüğü rivayet edilmektedir.

Mahalle Mektebi: Bir edebiyat dergisi. Konya’da pişiyor. Kokusu buralara kadar düşüyor. Eskiden ilk gençlik yıllarımda ben mektepten kaçardım, şimdi mektep benden kaçıyor. Mahalle Mektebi’ne ulaşana aşk olsun!

Şiir: Konuşma mesaimizi bitirip susmaya doğru giderken yorgunluk ve esriklik maskesini yüzümüze takıp yanına uğradığımız.

Hüseyin Akın
(Millî Gazete, 24.08.2017)

Hiç yorum yok: