Liverpool tribünlerini ayağa kaldıran adam:
Mohamed Salah


Futbolseverler sağ gösterip sol vuran kanat oyuncularını daima çok severler, onlara özel bir ilgi gösterirler. Bilgisayar oyunlarıyla arası iyi olanlar bu tip futbolcuları muhakkak teknik direktörü oldukları takıma transfer ederler ve her maçta oynatmak isterler. Mohamed Salah, sağ kanatta oynayan solak bir futbolcu. 1992 Mısır, Basyoun doğumlu. Mısır’daki Port Said faciası ve orada futbol oynamanın imkânsızlığı, Mısır’daki bazı yetenekleri doğal olarak yurt dışına yönlendirdi. İsviçre ve İngiltere gerek ülke politikaları gerek şartların elverişli olması sebebiyle Mısır’lı birçok futbolcunun çıkış yaptığı liglere sahip. Salah da Basel’de ilk çıkışını yaptı ve bu çıkışta Basel teknik direktörü Murat Yakın’ın ciddi bir inadı söz konusuydu. İsviçre’deki kariyer bilançosu şöyle: 79 maç, 20 gol, 17 asist. Dünya futbolunun Salah ismine dikkat kesildiği tarih ise 2014 yılı. Chelsea 16,50 milyon euro vererek kadrosuna kattı Salah’ı. Chelsea teknik ekibinin yıldız fazlalığından Salah’a çok fazla şans verdiği söylenemez. Nitekim Chelsea kariyeri 19 maçta 2 gol ve 4 asistten ibaret. Sonrasında Fiorentina’ya kiralanıyor Mısırlı futbolcu ve burada kendini gösterme imkânı buluyor: 26 maç, 9 gol, 4 asist.

Chelsea her yıldız adayına yaptığı gibi Salah'ı oradan oraya kiralamaya devam etti. Fiorentina’dan sonra istasyon Roma oldu. Salah, Roma’da “bundan sonra yıldız sağ kanat oyuncularından bahsedilecek olduğunda benim de adım geçecek” dercesine bir mücadele ortaya koydu. Nitekim Temmuz 2016'da Roma, bu büyüleyici yeteneği tapusuyla almak için 15 milyon euro harcadı. 2016/17 sezonu boyunca Salah toplam 41 maçta forma giydi, 19 gol attı ve 15 asist yaptı. Roma kariyer bilançosu ise şöyle: 83 maç, 34 gol, 24 asist.

Roma taraftarı onu sevdi sevmesine ama İngiliz futbol avcıları Salah'a bir kez daha kancayı takmıştı. Kentiyle, kulüp tarihiyle ve taraftarıyla Premier Lig'in belki de dünya üzerinde en sevilen takımı Liverpool Temmuz 2017'de tam 41 milyon euro vererek Salah'ı kadrosuna kattı. Mısırlı, 2017/18 sezonu boyunca öyle bir performans ortaya koydu ki hem Liverpool kulüp tarihine hem de Premier Lig tarihine damgasını vurdu. Kırmızı beyazlı formayla bu sezon toplamda 51 resmi maça çıkan Mo-Salah, 44 gol attı ve 16 asist yaptı. Şimdilerde Transfermarkt bonservis değeri olarak 80 milyon euro dese de olası bir transferinde üç haneli rakam görmek hiç de şaşırtıcı olmayacak. Manchester City’nin şampiyonluğuyla sona eren Premier Lig’de bu sezon 32 gol atan Salah, rekor sahibi bir gol kralı oldu. Daha önce Alan Shearer, Cristiano Ronaldo ve Luis Suarez’in paylaştığı bir sezonda en fazla gol atma rekorunu Salah attığı 32 golle kırmış oldu. Sezon içinde Profesyonel Futbolcular Birliği ve Futbol Yazarları Birliği tarafından Premier Lig’de yılın futbolcusu seçilen Salah, ligin resmi internet sitesinde yapılan oylama neticesinde bir kez daha yılın futbolcusu oldu. Geride bıraktığı isimler şöyle: Manchester City’den Kevin De Bruyne ve Raheem Sterling, Tottenham’dan Harry Kane, Manchester United’dan David De Gea, Burnley’den James Tarkowski.

Tarihte birçok futbolcu, eski takımına karşı sahaya çıkmıştır. Kimi eski takımına gol atmıştır, kimi maç boyunca hırçınlık yapmıştır, kimi de "eski dost" olan taraftarlarla polemiğe girmiştir. İşte tarihler 24 Nisan 2018'i gösterdiğinde Mohamed Salah, Liverpool formasıyla eski takımı Roma karşısındaydı. Yer Liverpool'un sahası Anfield Road. Liverpool'ün 5-2 gibi bir skorla Roma'yı perişan ettiği maçta Salah 2 gol attı, 2 de asist yaptı. Bu maçın rövanşında Roma her ne kadar Liverpool'ü 4-2 yense de ilk maçın skoru münasebetiyle finale gidememiş oldu. Bir gol daha gelip maç uzasa işler belki değişecekti ama olmadı.

Trajik bir hikâye daha eklemiş oldu tarihine Roma. Eski futbolcuları Salah, onların umutlarını çimlere gömmüştü. Peki Roma ne yaptı? Sosyal medya hesaplarından şöyle bir paylaşım yayınladı: "Roma’nın inanılmaz Kiev hayaline son verdin ama sen yeni renklerinle orda olacaksın. Şampiyonlar Ligi finalinde bol şans Salah."[1]

Bir futbolcu bu sevgiyi ancak "hak" edebilir. Sahada varını yoğunu ortaya koyarak, formasının suyunu çıkartarak ve elbette takımına gözle görülür bir skor-oyun katkısı yaparak. Salah hem saha içindeki rakibe saygı duyan, takımına sadık ve 90 dakika emekçi ruhuyla hem de attığı gollerin sonrasındaki abartısız ve "inançlı" sevinçleriyle[2] Roma taraftarlarınca sevilmişti, Liverpool taraftarları ise ona tabiri caizse deli oluyorlar. Salah için ürettikleri bir tezahüratlarında "Biraz daha gol atarsa Müslüman olacağım" ve "Olmak istediğim yer onun oturduğu cami" gibi cümleler yer alıyor.[3]

Kerim Abdül Cabbar ve Muhammed Ali gibi işini en iyi yapan Müslümanlar arasına çoktan girdi Salah. Başarısı ayrı, yaşantısı ayrı konuşuluyor. Onu uçaktayken Kur'an-ı Kerim okurken görmek de mümkün, takım arkadaşı Senegalli Sadio Mane ile saha içinde secde ederken de[4]. Sempatik ve samimi hâli, Liverpool taraftarlarını o kadar etkiledi ki insanlar formalarının arkalarına Salah'ın adını yazdırırken Latin harflerini değil de Arapça harfleri tercih ediyorlar. Ayrıca tribünleri Salah'ı daha çok motive edebilmek için Arapça yazılı pankartlar sokulduğu da görülüyor ki İngiltere için bu bilhassa futbol konusunda neredeyse devrim niteliğinde.

Liverpool her ne kadar Premier Lig'de sezonu zirveden uzakta bitirecek olsa da Salah gol krallığında zirvede. Şampiyonlar Ligi'nde 2018 sezonunda en çok gol atan beş futbolcudan üçü Liverpool oyuncusu. Salah'ın takıma şans getirmesi karşılığında Liverpool taraftarı hemen yeni bir beste yapmış ve "Sen Allah'ın bir lütfusun" demeye getirmiş.[5]

Türk futbolseverlerinin Liverpool sevgisi özellikle 90'lardan sonra yoğunlaşmış bir sevgidir. O kuşak Robbie Fowler, Steve McManaman, Jamie Redknapp, Michael Owen, Sami Hyppia, Jamie Carragher ve Steven Gerrard efsanesiyle birlikte artık bir ismi daha kadroya yazacaktır şüphesiz. Liverpool taraftarlarının kısaca Mo-Salah diyorlar, biz sadece Salah diyeceğiz. Biz derken, tüm Müslümanları kast etmek mümkün. Zira geçtiğimiz ay gittiğimiz Bosna'da sokak aralarında futbol oynayan Müslüman çocuklarının ağzından iki isim çıkıyordu ve bu iki ismin de formaları her yerde satıştaydı: Dzeko, Salah.

Simon Critchley, “Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz?” adlı nefis kitabında[6] bu oyunda yenmekle yenilmenin temel mesele olmadığını söyler. Asıl mesele umuttur, “hep yenilenen umut”. Her yeni sezon, her yeni transfer, her yeni teknik direktör, forma ya da stat bir umut olabiliyor, bir umut doğurabiliyor. Çocuklardan yetişkinlere kadar insanlar futbolu içlerindeki umut duygusunu diri tuttuğu için seviyor. Bu bir ütopya ya da illüzyon değil, aksine tertemiz bir gerçek. Umuda ihtiyacımız çok ve bu ihtiyaç bazen 90 dakika içinde güçlenebiliyor, bazen de o 90 dakika içindeki bir hareketle.

Salah gittiği her yerde hem futbolseverlerin hem de Müslümanların umudu oldu, olmaya da devam ediyor. Roma’dan Liverpool’a giderken bile ardında bizler için yeni bir umut bırakmıştı zaten. O umudun adı da yılın en çok konuşulan genç yıldızlarından biri, Cengiz Ünder.


Mo-Salah’ı ilgiyle, sevgiyle takip etmeye devam ederken; Liverpool ve İngiliz futbolunun derinliklerine dalmak isteyenler için iki kitap önererek yazımızı bitirelim. İlki David Winner’ın Kökler adlı kitabı. İngiliz futbolunun yakın tarihinden ilginç sayfalar yeniden masaya seriliyor. Bilhassa 1980 sonrası doğan futbol tutkunları çok sevecek diye düşünüyorum. İkincisiyse Jonathan Wilson ve Scott Murray işbirliğiyle yazılmış bir kitap: Liverpool FC. Kulüp tarihinin en kritik 10 maçı analiz ediliyor ve Liverpool efsanesinin anatomisi ortaya konuyor. Her ikisi de İthaki Yayınları’ndan.

Futbol gittikçe sıkıcı bir hâl alıyor. 30 yılı aşkın bir zamandır endüstriyelleşmeye maruz kalıyor, dünyanın en köklü kulüpleri Arap zenginlerin oyuncağı durumuna düşüyor. Çocuklarına menajerlik oyunlarından “yıldız futbolcuı adayı” bulmayı ödev veren kulüp başkanları iyice ayyuka çıktı. Avrupalı futbol baronları da boş durmuyor elbette, o tutku dolu 90 dakikanın hem içine hem de dışına müdahale ederek işleri iyice çekilmez bir duruma getiriyorlar. İşte bu umutsuz fotoğrafta bizlere umut olan Salah’ın ve onun ardından Roma’da sağ kanadı uçuran Cengiz’in vurdukları her top gol olsun!

[1] https://www.instagram.com/p/BiSgKadH0JZ
[2] https://bit.ly/2KRdJWA
[3] https://www.youtube.com/watch?v=b-icmPutQDk
[4] https://bit.ly/2KRdL0E
[5] https://www.youtube.com/watch?v=uj_bHOD2FI0
[6] Simon Critchley, Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz?, Metis Yayınları, Mart 2018

Yağız Gönüler
(Arka Kapak, 33, Haziran 2018)

Hiç yorum yok: