Türk Edebiyatından En Etkileyici Roman ve Hikaye
Giriş Cümleleri


Bazı eserler daha ilk cümlelerinden sizi yakalar, kendi içine çeker. Etkileyiciliğiyle birkaç kez dönüp dönüp okutur. İşte o cümleleri, Türk edebiyatından en etkileyici buldukları 5 roman/hikaye girişini Dünyabizim yazarlarına sorduk. Kendilerine katkıları için teşekkür ediyoruz.

Yağız Gönüler’in seçtikleri:

1. Yeniyetmeliğimde (bu yeniyetmelik de nasıl şeyse yeniliği gidiyor kendisi eskiden kalma bir yetememeliğe dönüşerek hep kalıyor) belki biraz daha da evveli, bıngıldağım yeni kapanmışken, nedenini şimdi bilemeyeceğim, daha doğrusu şimdi aslı ile alakasız atıp tutmayayım diye uzatmıyorum, bir saz çalmaya heveslenmiştim. (Zamanın Farkında, Şule Gürbüz)


2. Ev içleri zonklamalı damarıymış ömrün. (Karayel Üşümesi, Berna Durmaz)



3. İnsan, yaralı bir hayvandır. Ben Hilmi Aydın, pamuksu, beyaz bulutların salındığı gökyüzünün altında, dallarını beni korumak istercesine aşağı sarkıtmış olan şu devasa söğüt ağacının dibinde, alnımın ortasında bir kurşun deliği ile yatıyorum. Yaralıyım. Bu seferki sahici. (Dünyadan Aşağı, Gaye Boralıoğlu)


4. Bu cümle, yazmayı öğrendiğimin kanıtıdır. Bu cümleyse, okumaya devam ettiğinin kanıtı. Birlikte, iki kanıtı olan bir suç işleyeceğiz. Bir hayata son vereceğiz. Ancak korkma. Do­ğum yeri belli olmayan ölümün serpilişi o kadar yavaş olacak ki ölenin kim olduğunu anlamayacaksın, işlediğin bir suçtan ötürü, belki de ilk kez pişmanlık duymayacaksın. Belki de o gün geldiğinde, bir hayata son vermenin suç olmadığına inanacaksın. Ancak şimdi titrediğini biliyorum. Elindeki kâğıdı tutmayı sürdürmekle yırtıp atmak arasında hangi hızla gi­dip geldiğini rüzgârından hissedebiliyorum. (Azil, Hakan Günday)


5. İçimdeki ses uzaklara çekilmişti. (Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş)

Dunyabizim.com, 26.06.2018

Hiç yorum yok: