Dünyanın Bütün Ağrı Kesicileri

Adnan Algın'a

Gelmiyor içimden, geldiğim o yerler
Saydım, sonsuz soru işaretleri gözlerimde
Bir dizeyle tekerrür etti tarih:
Geçmiş, gelip geçti, bin günlük yüktü

Sanayi devrimi gibisin, kömürlü buharlı
Yoksa bir tepki misin köye, köylüye
Uzakdoğu musun, batı Avrupa mı, Asya mı
Sımsıkı söv geçmişe, Herodot utansın

Tuttum: primi yatmış bir mısra bu
Yahut yıllık izni biten hür kafiye
Kar yağarken başlayan bir yangından
Önce ne kurtarılmalı, hiç öğretmediler

Açıldım, açıldım, okunamadım
Bir ağrı kesicinin prospektüsü gibiydim
Çocuklardan uzak tutuldum ve saklandım
Sen de öyle, buna eminim

İnsan, tek başına bir hiç, mirim
Bunda bir güzellik var sanki
Ateşte soğuyan gölgede kavrulan
Seslendim: Biz kazanacağız, inan!

Yağız Gönüler
(Sahte Vefa, 8, Kasım 2013)

Hiç yorum yok: