Her Yönüyle Eşsiz Bir Albüm: Caz Musikisi


Sanatlardan bir güzel sanat olan müzik, her insana farklı biçimde tesir eder. Sonsuz ve sınırsız bir hazine olan Türk müziği bu anlamda başlı başına şifadır. Uçsuz bucaksız makamlar, her ruha hitap eden sözler, şiirler ve türküler çağlar boyunca dilden dile, gönülden gönüle ulaşmıştır. Nice âşık, âşığına meramını şarkılarla anlatmaya çalışmıştır.

Maalesef ki müziğimize, özellikle de klasik Türk müziğine dair yeni eserler göremediğimiz zamanlardayız. Göğüsleri genişletecek şarkılarımızın yeni yorumlarla görünür, duyulur kılınması sanki hiç istenmiyor gibi. Her şeye rağmen hâlâ klasik Türk müziğine farklı yorumlar katmaya çalışan sanatçılarımız da yok değil. Eskiler birer birer kenara çekilirken yeniler cesurca emek sarf ediyorlar.

Yaprak Sayar'ı müzik dinleyicilerinin ekseriyeti, Murat Bardakçı'nın Habertürk'teki programı Tarihin Arka Odası'yla tanıdı. Muhakkak daha evvelinden tanıyanlar da vardır ancak programın bazen en hararetli bazen de en durgun anlarında, arka plandan gelen soprano sesle mazide koşturan yürekler coştu, hazırda bekleyen uykular kenara çekildi. Türkü, ilahi, marş ya da klasik bir eserimiz Yaprak Sayar'ın sesiyle sanki uzun zamandır beklenen bir anons gibi giriverdi evlerimize. Sonrasında TRT Türk'teki 11 Kahvesi'nde de Sayar'ın sesi yankılandı. Bu arada Alaturka Records ve Meydan gibi albümlerde de kendisinden Hacı Ârif Bey'in Bakmıyor Çeşm-i Siyah Feryâde'sini, İsmail Dede Efendi'nin Yine Neş'e-i Muhabbet Dil ü Cânim Etti Şeydâ'sını ve nice eseri dinleme imkânı bulmuştuk.

Derken 2018 yazında DMC etiketiyle Yaprak Sayar'ın albümü Caz Musikisi ansızın çıkageldi. İsmiyle ve cismiyle oldukça özgün olan bu albümün en çarpıcı tarafı, Türk müziği eserlerinin caz formunda yorumlanması şüphesiz. Şarkıların girişleri, ara melodileri, nakaratları caz yorumuyla  bambaşka bir hâle kavuşmuş. Yaprak Sayar albümün başından sonuna dek kusursuz bir performans sergilemiş, unutulmaz olan bu eserleri daha da unutulmaz kılma başarısı göstermiş. Mıhlamak da denebilir buna.


Albümde yer alan eserler şöyle: Gül Açılsın Dudağında Gülüver, Uyusam Dizlerinde Ilık Yaz Geceleri, Kara Kız, Sıra Dağlar Mordu Sular Kırmızı, Sarı Gelin, Yemenimin Oyası, Yoksun Diye Bahçemde Çiçekler Açmıyor Bak, Gel Ey Denizin Nazlı Kızı Nuş-i Şarab Et, Bir Dalda İki Kiraz, Lütfen. Kürdilihicazkâr, nihâvend, hüseynî, rast, acemaşîrân, sabâ gibi Türk müziğinin en güzide makamları arasına süzülmüş türkülerimiz ve Yaprak Sayar'ın kuş olup uçan sesiyle birlikte harikulade bir albüm Caz Musikisi.

Hem klasik Türk müziği hem de caz formunun enstrümanlarının bir araya gelmesi; evde, işte, yolda dinlenirken dinlendiren bir albümü daha ilk şarkıdan itibaren müjdeliyor. Albümün tüm repertuvarını Yaprak Sayar hazırlamış. Aranjörlüğü Baki Duyarlar üstlenmiş. Baterisiyle, kanunuyla, kemençesiyle, trompetiyle tabiri caizse çiçek gibi kokuyor Caz Musikisi.

Yaprak Sayar albümle ilgili bir röportajında cazı "dünyanın ortak dili" olarak gördüğünü zikretmişti. Bu albüm özellikle de bu anlamda dünyaya duyurulmalı, Türk müziğinin hem sözü hem de sazı kullanma noktasındaki sınırsızlığını tüm müzik tutkunlarına göstermeli.

Netice-i kelam; müziğimizin son dönemdeki en nevi şahsına münhasır seslerinden Yaprak Sayar, yolculuğunu sürdürüyor. Bize de güzide sesine yoldaşlık etmek düşüyor.


Yağız Gönüler
(Dunyabizim.com, 03.08.2018)

Hiç yorum yok: